Bibi Hanım Camii
Fotoğraf: David Stanley from Nanaimo, Canada · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Bibi Hanım Camii

Semerkant'ın göğe yükselen turkuaz kubbeleri arasında, Timur'un en iddialı yapılarından biri olan Bibi Hanım Camii duruyor. Harabeden restore edilen bu dev avlulu cami, Timur dönemi mimarisini yakından görmek isteyenler için Semerkant'ın vazgeçilmez duraklarından.

Tarihçe

Bibi Hanım Camii, Timur'un 1399'daki Hindistan seferinin ardından yeni başkenti Semerkant'ta yaptırmaya karar verdiği büyük cami olarak bilinir. İnşaat yaklaşık 1399-1405 arasında sürdü; kaynaklara göre farklı ülkelerden ustalar çalıştı. Timur 1404'te seferden döndüğünde yapı neredeyse bitmişti, ama ilerleyişten memnun kalmadı ve özellikle ana kubbede değişiklikler istedi.

Aceleyle ve çok iddialı bir ölçekte yapılan bina, daha başından yapısal sorunlar gösterdi. Birkaç yıl içinde mihrap üzerindeki büyük kubbeden tuğlalar dökülmeye başladı. Cami adını Timur'un eşi Saray Mülk Hanım'dan alır. 16. yüzyılın sonunda restorasyonlar durduruldu, yapı zamanla harabeye döndü; 1897 depreminde giriş kemerinin iç kısmı çöktü ve kalıntılar yüzyıllar boyunca yapı malzemesi için yağmalandı.

20. yüzyılda önce Sovyet döneminde koruma çalışmaları yapıldı, 1974'ten itibaren kapsamlı bir yeniden inşa başladı. Restorasyon bağımsızlık yıllarında da sürdü. Yakın dönemde kompleksin tamamlanmasına yönelik yeni bir proje de duyuruldu; güncel durumu gitmeden önce kontrol etmekte fayda var.

Neler görülür?

Cami, dört eyvanlı avlulu cami planının klasik bir örneğidir. Dış duvarlar geniş bir dikdörtgen alanı çevreler; kuzeydoğudaki yüksek giriş portalından avluya girilir. Karşıda, yaklaşık 40 metre yüksekliğindeki ana kubbe yükselir. Yanlarda daha küçük iki kubbeli yapı yer alır. Kubbelerde iç ve dış kabuğun ayrı tasarlandığı çift kabuklu bir sistem kullanılmıştır; böylece dıştan gösterişli, içeriden daha orantılı bir mekân elde edilmiştir.

Avlunun ortasında Timur dönemine ait, işlemeli mermer bloklardan yapılmış dev Kuran rahlesi durur. Eskiden avlunun çevresinde 400'den fazla mermer sütunun taşıdığı galeriler vardı; bugün bunlardan yalnızca izler görülür. Dış köşelerdeki dört minare restore edilmiştir, girişi ve ana yapıyı çevreleyen diğer minareler ise tamamlanmamıştır.

Karşısındaki alanda, Saray Mülk Hanım'ın medresesinden kalan sekizgen köşe türbesi de anılmaya değer; çini ve boyama süslemeleriyle bilinir.

Ziyaret ipuçları

Cami, Semerkant'ın merkezindeki diğer önemli yapılara, özellikle Registan, Şah-ı Zinde ve Gur-ı Emir'e kısa bir mesafededir; bir gezi günü içinde birlikte planlanabilir. Cami Semerkant devlet müze-koruma alanının bir şubesi olarak işletilir. Giriş koşullarını, ziyaret saatlerini ve restorasyon nedeniyle kapalı bölümleri gitmeden önce kontrol edin.

Yapı büyük ve açık bir alana yayıldığı için gün ışığının yumuşak olduğu sabah ya da akşam saatleri fotoğraf için daha elverişlidir. Yaz aylarında güneşe karşı şapka ve su almak işe yarar. Restorasyon sürdüğü için iskeleler ve çalışma alanlarıyla karşılaşabilirsiniz. Dini bir yapı olduğundan mütevazı giyinmeniz uygun olur.

Harita

Gezilecek yerler

Son haberler

Telegram'da takip et